
Diriliş insanı; uyanıklık işçisidir “gaflet mimarı” değil.
Bu dünyayı yaşarken, öbür dünyayı da yaşar.
Klişeci değil özcü, lafızcı değil anlamcıdır.
Vayh ve vecd ile donanmış akıl ile dünyaya tasarruf eder.
Bu dünyayı yaşarken öbür dünyayı da yaşar.

Diriliş insanı; uyanıklık işçisidir “gaflet mimarı” değil.
Bu dünyayı yaşarken, öbür dünyayı da yaşar.
Klişeci değil özcü, lafızcı değil anlamcıdır.
Vayh ve vecd ile donanmış akıl ile dünyaya tasarruf eder.
Bu dünyayı yaşarken öbür dünyayı da yaşar.

Bizi önce kandırdılar sonra uyuttular kapitalist sistemin propaganda unsuru olan sanal medya ile.
Her uyanmaya azmettiğimiz zamanda başka bir masal ile uyuttular ve biz uyurken onlar herşeyi ele geçirdiler ,sanat,egitim,kültür,sinema,askeriye vb.
Her nekadar bizi bitirdilerse de birşeyi bitiremediler, güçleri yetmedi.Bu ülkenin gerçek sahibi olan gönül erlerini…
Bu gönül erleri ,önce enfüsü sonra afakı hedef alarak yürüyorlar ve onlar yürüdükçe binler yürüyor.Metafizikten yoksun kapitalist sistemin başina demir yumruklarını vurmak için yürüyorlar.
Bu musibet bir dirilişin, kendisinden nasihat alan bir dirilişin habercisi.Dünyada dengeler değişecek .Kapitalist sistem bu işlediği medeniyet cinayetinin bedelini ağır ödeyecektir.Bunu yapacak olan bu ülkenin serden geçmiş,islama teslim olmuş yalnız adamlarıdır.Allahuâlem…
Evet,kendimi”fikir ve düşünce yolunun menzili olan hakikatin yolcusu” olarak tanimladım.Bu başlık kimine göre kişiselmiş gibi görünebilir ama muhayyilemizi biraz çalişmaya sevk ettiğimizde kesinlikle toplumsal olduğunu göreceğiz.
Binlerce yıldır bu topraklardayız bazı zamanlar oldu dünyaya hükmettik bazı zamanlar da (şimdi oldugu gibi ) dünyada rahat bir nefes alamadık.Bunlar hepsi olurken tek birşey değişmedi..Bu toprakları çiğnetmedik..
Bu, orijinal olarak Blog Yazma Üniversitesi’nin bir parçası olarak yayımlanan örnek bir gönderidir. On programımızdan birine kaydolun ve blogunuza doğru şekilde başlayın.
Bugün bir gönderi yayımlayacaksınız. Blogunuzun nasıl görüneceği hakkında endişelenmeyin. Blogunuzu henüz adlandırmadıysanız veya bunaldığınızı hissediyorsanız merak etmeyin. “Yeni Gönderi” düğmesine tıklayıp bize neden burada olduğunuzu söylemeniz yeterli.
Bunu neden yapmalısınız?
Gönderi kısa veya uzun olabilir ve hayatınıza dair kişisel bir giriş, blogun amacı hakkında bir açıklama, geleceğe dair bir manifesto ya da yayımlamak istediğiniz içerik türlerine genel bir bakış sunabilir.
Başlamanıza yardımcı olacak birkaç soruyu aşağıda bulabilirsiniz:
Bunlar hakkında yazmak zorunda değilsiniz. Blogları harika kılan özelliklerden biri de öğrenmemizle, gelişmemizle ve birbirimizle etkileşime geçmemizle devamlı olarak gelişmeleridir. Ancak neden blog yazmaya başladığınızı ve buna nereden başladığınızı bilmeniz faydalıdır ve hedeflerinizi açıkça ifade ederek, daha fazla gönderi fikri elde edebilirsiniz.
Nasıl başlayacağınızı bilemiyor musunuz? Aklınıza gelen ilk şeyi yazın. Hepimizin sevdiği yazma üzerine bir kitabın yazarı olan Anne Lamott, kendinize önce “kötü bir taslak” yazma fırsatını tanımanızı söylüyor. Anne harika bir noktaya değiniyor; endişe duymadan, yalnızca yazmaya başlayın ve sonra düzenleyin.
Yayımlamaya hazır olduğunuzda, blogunuzun odaklandığı konuları açıklayan üç ila beş etiket ekleyin: yazma, fotoğrafçılık, kurgu, ebeveynlik, yemek, arabalar, filmler veya spor. Bu etiketler, bu konularla ilgilenen ziyaretçilerin Reader’da sizi bulmasına yardımcı olur. Yeni blog yazarlarının sizi bulabilmesi için etiketlerinizden biri mutlaka “zerotohero” olsun.
Bu, orijinal olarak Blog Yazma Üniversitesi’nin bir parçası olarak yayımlanan örnek bir gönderidir. On programımızdan birine kaydolun ve blogunuza doğru şekilde başlayın.
Bugün bir gönderi yayımlayacaksınız. Blogunuzun nasıl görüneceği hakkında endişelenmeyin. Blogunuzu henüz adlandırmadıysanız veya bunaldığınızı hissediyorsanız merak etmeyin. “Yeni Gönderi” düğmesine tıklayıp bize neden burada olduğunuzu söylemeniz yeterli.
Bunu neden yapmalısınız?
Gönderi kısa veya uzun olabilir ve hayatınıza dair kişisel bir giriş, blogun amacı hakkında bir açıklama, geleceğe dair bir manifesto ya da yayımlamak istediğiniz içerik türlerine genel bir bakış sunabilir.
Başlamanıza yardımcı olacak birkaç soruyu aşağıda bulabilirsiniz:
Bunlar hakkında yazmak zorunda değilsiniz. Blogları harika kılan özelliklerden biri de öğrenmemizle, gelişmemizle ve birbirimizle etkileşime geçmemizle devamlı olarak gelişmeleridir. Ancak neden blog yazmaya başladığınızı ve buna nereden başladığınızı bilmeniz faydalıdır ve hedeflerinizi açıkça ifade ederek, daha fazla gönderi fikri elde edebilirsiniz.
Nasıl başlayacağınızı bilemiyor musunuz? Aklınıza gelen ilk şeyi yazın. Hepimizin sevdiği yazma üzerine bir kitabın yazarı olan Anne Lamott, kendinize önce “kötü bir taslak” yazma fırsatını tanımanızı söylüyor. Anne harika bir noktaya değiniyor; endişe duymadan, yalnızca yazmaya başlayın ve sonra düzenleyin.
Yayımlamaya hazır olduğunuzda, blogunuzun odaklandığı konuları açıklayan üç ila beş etiket ekleyin: yazma, fotoğrafçılık, kurgu, ebeveynlik, yemek, arabalar, filmler veya spor. Bu etiketler, bu konularla ilgilenen ziyaretçilerin Reader’da sizi bulmasına yardımcı olur. Yeni blog yazarlarının sizi bulabilmesi için etiketlerinizden biri mutlaka “zerotohero” olsun.
Bu, orijinal olarak Blog Yazma Üniversitesi’nin bir parçası olarak yayımlanan örnek bir gönderidir. On programımızdan birine kaydolun ve blogunuza doğru şekilde başlayın.
Bugün bir gönderi yayımlayacaksınız. Blogunuzun nasıl görüneceği hakkında endişelenmeyin. Blogunuzu henüz adlandırmadıysanız veya bunaldığınızı hissediyorsanız merak etmeyin. “Yeni Gönderi” düğmesine tıklayıp bize neden burada olduğunuzu söylemeniz yeterli.
Bunu neden yapmalısınız?
Gönderi kısa veya uzun olabilir ve hayatınıza dair kişisel bir giriş, blogun amacı hakkında bir açıklama, geleceğe dair bir manifesto ya da yayımlamak istediğiniz içerik türlerine genel bir bakış sunabilir.
Başlamanıza yardımcı olacak birkaç soruyu aşağıda bulabilirsiniz:
Bunlar hakkında yazmak zorunda değilsiniz. Blogları harika kılan özelliklerden biri de öğrenmemizle, gelişmemizle ve birbirimizle etkileşime geçmemizle devamlı olarak gelişmeleridir. Ancak neden blog yazmaya başladığınızı ve buna nereden başladığınızı bilmeniz faydalıdır ve hedeflerinizi açıkça ifade ederek, daha fazla gönderi fikri elde edebilirsiniz.
Nasıl başlayacağınızı bilemiyor musunuz? Aklınıza gelen ilk şeyi yazın. Hepimizin sevdiği yazma üzerine bir kitabın yazarı olan Anne Lamott, kendinize önce “kötü bir taslak” yazma fırsatını tanımanızı söylüyor. Anne harika bir noktaya değiniyor; endişe duymadan, yalnızca yazmaya başlayın ve sonra düzenleyin.
Yayımlamaya hazır olduğunuzda, blogunuzun odaklandığı konuları açıklayan üç ila beş etiket ekleyin: yazma, fotoğrafçılık, kurgu, ebeveynlik, yemek, arabalar, filmler veya spor. Bu etiketler, bu konularla ilgilenen ziyaretçilerin Reader’da sizi bulmasına yardımcı olur. Yeni blog yazarlarının sizi bulabilmesi için etiketlerinizden biri mutlaka “zerotohero” olsun.